Dünya çok hızlı. Bu hızı umursamayıp olduğu yerde kalan ve cepleri samimiyet dolu olanlardan ibaretiz. Etrafındakileri sadece bakmayıp görenler için bir yerlerdeyiz.
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013/05/27

Ergun





FOTOĞRAF YENİLENECEK.



   Beyoğlu Lamelif Sahaf dükkanında yapılan teps, mezatta karşılaşıyoruz Ergun Abi ile. Arka tarafta bir sandalyeye yayılmış kafasına devrimci şapkasını geçirip mezatın başlamasını bekliyor.
   Mezata katılanların en yaşlısı sayılır. Ama bakmayın siz yaşlı dediğime mezat başladığında her ürün tanıtılırken ayağa fırlar ürünü daha iyi görüp açık arttırmaya katılmak için. Hop oturup hop kalkarak başlıyor beğendiği ürünleri tek tek toplamaya.

   Daha sonra mezata getirdiği kitapları görücüye çıkarıyor ancak kitaplarına pek kimse talip olmuyor ve geri dönüyor çıktığı bavula. Ergun Abi'yi müzemize konuk etmek için birkaç fotoğrafını çekelim diyoruz ama bizi fark ediyor önce kızgın bakışını sonra ardından azarını yiyoruz.
   Her ne kadar kendisini çektiğimiz için bize kızsa da biz onu sevdik yine de...

2013/05/12

Küçük Kitap Satıcısı


   Usta kalem Sait Faik Abasıyanık'ın Burgazada'daki evinin görmek için çok güzel bir gündü. Sahil boyunca ilerlerken önüme kitap kurdu benzetmesine somut temsili arkadaşımız karşımıza çıkıyor, adı Fırat.
   Kitaplar o kadar eski ki rüzgar estiğinde kitapların saman kokulu sayfaları kendilerini bırakıp uçuyor. Koliyi karıştırırken Platon'un Devlet'inin birinci cildini sorduğum da "Onun sayfaları yırtılınca attım" diyor sırıtarak.

   Eğilmiş kolinin içindeki kitapları karıştırırken, Fırat "Amerikanca okuyabiliyor musunuz? Onlardan vereyim" sorusuyla yüzüme bir tebessüm kondu. Türk filmlerinden fırlamış gibiydi. Sait Faik'in evinin yerini sorduğum da "Tezgah olmasa yolu tarif etmek için sizi oraya götürürdüm" diyor. Cömert dostumuzu işinden fazla alıkoymadan adresi alıp gittim. Samimiyet güzel şey...