Dünya çok hızlı. Bu hızı umursamayıp olduğu yerde kalan ve cepleri samimiyet dolu olanlardan ibaretiz. Etrafındakileri sadece bakmayıp görenler için bir yerlerdeyiz.
Vapur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vapur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013/10/24

Faruk Amca




Kadıköy'e gitmek için Karaköy'den vapura biniyorum. Denizi seyretmek için oturuyorum cam kenarına ve bence vapur yolculuk için değil de denizle iç içe olalım diye var. Bunları düşünürken karşımda oturan amcanın serzenişlerini duyuyorum. Adı Faruk. Kısık bir sesle "Cık cık! Kafa gitti pasajda yolu karıştırdım yanlış yerden çıktım" diyor sürekli kendine..

   Bir yandan söyleniyor, diğer yandan da çayını yudumlayıp çikolatalı kekini yiyor. Meraklı bakışlarım arasında bir ara kalkıp eline vapurun süpürge ve faraşını aldı, kek yerken döktüğü kırıntıları süpürüyor. Bana dönüp "Biri görmez basar kırıntılara günahtır" diyor gülümseyerek.


   Uzun süredir bu vapur hattını kullanıyor olacak ki vapur görevlileri ile sohbeti bir hayli ilerletmiş. Vapur Kadıköy'e yanaşınca kalkıyor usulca tanıştığımız için memnuniyetimizi dile getiriyoruz birbirimize gülümseyerek.

2013/05/12

Seyyar Satıcı


Adalar'a doğru yol alırken, vapurların kadrolu müşterisi sayılan seyyar satıcı abimiz gür sesiyle "Beyler bayanlar!" diyerek başlıyor kendi hikayesini ve ürününü ballandırarak anlatmaya. Gür sesiyle "Adalar'a sık sık yolculuk edenler beni bilir. Ben 17 yıldır İstanbul vapurlarında satış yapıyorum. son 5-6 yıldır da şu an elimde olan ürünü satıyorum" diyerek elindeki sebze meyve soyacağı ile hünerlerini sergilemeye başlıyor.
Sebzelere adeta bir sanatçı ustalığıyla şekiller veriyor. Utanmasak "Bir kere de bizim için soy" diyeceğiz. Vapurdaki Japon turistler aynı şekilde sebze soymayı deniyorlar. Ama bu ilkel teknoloji tabi nereden çaksın işin inceliğini.
Sebze soymada usta abimiz kısa günün kârını toparlayıp başka seferlere ardına bakmadan gitti.